Geç Osmanlı zamanında şunu söylemenin yasadışı olduğunu biliyor muydunuz: "Halife'yi öldürmek istiyorum."
yanlış bile değil
Yanlış bile olmayanı bilenlerin ihaneti.
ehven-i şer suskunu
ehven-i şer suskunu; derdi bitmez, tasası solmaz; sürekli hesap içindedir; yüzde beş şunu arttırabilirim; en pragmatik böyle olurum; böyle böyle susmayı öğrenmiştir
Karanlığa Övgü
Yok ol ve bize kanı hatırlatma.
Ayn Rand ve ‘Atlas Silkindi’nin Şarlatanlığı (2): “Nietzsche ve Ayn Rand: Kısa Bir Yorum”
"'Rand’ın "bireyciliği'—eğer onun sanayici kahramanları hakkındaki çocuksu fantezilerine bu ismi vermek isterseniz—Smith’e ne kadar az şey borçluysa Nietzsche’ye de o kadar az borçludur. Nietzsche, kapitalizmden ve kapitalistlerden (ve onların mirası olarak gördüğü kültürel ve estetik bayağılıktan) tiksinirdi; ayrıca 'hastaların bencilliği' (Böyle Buyurdu Zerdüşt) ve 'çıkarcı sığır sürüsü ve ayak takımı' (Güç İstenci) adını verdiği güruhu da hor görürdü." Çeviri.
Ayn Rand ve ‘Atlas Silkindi’nin Şarlatanlığı (1): “Buyur ve Silkin”
"Ayn Rand, kapitalistlerin işlerinden bıkıp sonsuza dek toplumu terk ettikleri bir dünya hayal ediyor. Keşke öyle olsaydı!" Çeviri.
Nihilizm
İnsanın kelime-tuğlaları kullanmasının sebebi, evreni anlaşılır kılma çabasıdır. Bunların katılığıyla ev ve şehirler inşa eder. Fakat bu şehirlerin hepsinde ve evlerin neredeyse tamamında kirli bir sır, ölümcül bir zayıflık yatar, temelde bir çürük: kapalı kapının ardındaki sıcaklığı gerçekliğin ta kendisi zannetmek.
Griffith ile söyleşi: Elfhelm hamlesi çözüm sürecini nasıl etkiler?
Ruşen Çakır, konuğu Griffith ile Elfhelm'e yapılan kritik ziyareti ve Skull Knight’ın barış sürecine etkisini değerlendirdi.
Friedrich Nietzsche’nin Hayatı, “Deliliği” ve Mirası
"Nietzsche bir tür 'delilik' -yani yaşamın coşkulu bir şekilde onaylanması- arayışındayken, trajik bir şekilde başka bir 'deliliğin' kurbanı oldu. Bu yazı, büyük filozofun hayatını, deliliğini ve mirasını ele almaktadır." [Çeviri]
“Türkiye’nin Linç Rejimi” Kitabının Özeti ve Leman Lincinin Analizi
Tanıl Bora'nın tarihi kitabı gösteriyor ki, Türkiye'de otoritelerle iç içe bir linç rejimi erken dönemden beri var. Bu açıdan, Leman linci hem bunun bir devamı hem de yeni bir aşaması. Öncelikle kitabın derin bir özeti sunuluyor ve ardından bu teori ışığında Leman linci inceleniyor.









